Faiz Talebinin Reddi Halinde Karşı Vekalet Ücreti

Makaleler ve Yargıtay İçtihatları

Faiz Talebinin Reddi Halinde Karşı Vekalet Ücreti: Asıl Alacak – Feri Alacak Ayrımı ve Yargıtay Uygulaması

Asıl alacağa bağlı faiz talebinin kısmen veya tamamen reddi halinde karşı vekâlet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceği, uygulamada farklı değerlendirmelere konu olabilmektedir. Özellikle faiz oranı, doğrudan bir rakam belirtilebileceği gibi faiz türü talebi olarak yasal veya ticari faiz de talep edilmiş olabilir. Ayrıca faizin ne zaman başlayacağı ve talep edilen başlangıç tarihinin hükümde kabul görmemesi halinde karşı vekalet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceğine nasıl karar verilecektir. 

Özetle ifade edilecek olursa faiz türü veya faiz başlangıç tarihine ilişkin talebin kısmen ya da tamamen reddi, asıl alacak bakımından haklılık oranını etkilemediğinden, karşı vekâlet ücretine hükmedilmesini gerektirmez. Burada mesele, asıl alacak – feri alacak ayrımının doğru kurulup kurulmadığı noktasında düğümlenmektedir.

I. Faizin Hukuki Niteliği ve Maddi Hukuk İlişkisi

Faiz, asıl alacaktan bağımsız bir talep olmayıp ona bağlı feri bir haktır. Maddi hukuk bakımından faiz, alacağın varlığına bağlıdır ve onun kaderini takip eder. Bu nedenle, asıl alacak yönünden haklı bulunan davacının yalnızca:

Talep ettiği faiz oranı,

Talep ettiği faiz türü,

Faiz başlangıç tarihi, bakımından haklı bulunmaması, alacağın bir kısmının reddi anlamına gelmez.

II. Yargıtay Uygulaması

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2011/4011 E., 2011/4067 K. sayılı kararında şu ilkeyi ortaya koymuştur:

“…Davacı takip talebinde ve dava dilekçesinde yıllık % 25 avans faiz ile takibin devamına karar verilmesini istemiş, mahkemece yasal faiz istenebileceği belirtilerek fazla faiz oranına yönelik talebin reddine karar verilmiştir. İstem ve karar arasındaki fark taraflar arasındaki maddi hukuk ilişkisine değil, faiz oranına dayalıdır. Davacının işlemiş faizi de istemediği göz önüne alındığında, maddi hukuk bakımından alacağın bir kısmının reddedildiğinden söz edilemez. Bu durumda mahkemece davanın kısmen reddedildiğinin düşünülmesi ve bu çerçevede davacının vekalet ücreti ile sorumlu tutulmasının yasal dayanağı yoktur.” demektedir.

Benzer yönde, T.C. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2022/3418 E. 2023/1007 K.  06.04.2023 Tarihli kararında da özellikle asıl alacağa bağlı feri (ek) nitelikteki taleplerin reddi durumunda karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceği konusuna açıklık getirmektedir.

Söz konusu karardan alındığı şekliyle, Davacı tarafça talep edilen faiz, asıl alacağın bir parçası değil, ona bağlı feri bir hak olduğundan; bu talebin (faiz yürütülmesi talebinin) reddedilmesi nedeniyle davalılar lehine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır,  demektedir.

Görüldüğü üzere Yargıtay, faiz talebinin reddini maddi hukuka ilişkin bir kısmi ret olarak değil; hukuki nitelendirme farkı olarak değerlendirmektedir.

III. Usul Hukuku Açısından Değerlendirme

HMK m. 326 kapsamında yargılama giderleri ve vekalet ücreti, davadaki haklılık oranına göre belirlenir. Ancak haklılık oranı belirlenirken, asıl alacak ile feri nitelikteki talepler arasında ayrım yapılmalıdır. Aksi halde:

Faiz oranındaki hukuki takdir farklılığı,

Faiz başlangıç tarihine ilişkin değerlendirme,

Talep edilen faiz türünün değişmesi, davacı aleyhine karşı vekalet ücreti sonucunu doğurur ki bu, Yargıtay içtihatlarıyla bağdaşmamaktadır.

Sonuç

Asıl alacak kabul edildiği halde yalnızca faiz talebinin reddedilmesi, davanın kısmen reddi olarak değerlendirilemez. Bu nedenle, yalnızca feri nitelikteki faiz talebinin reddi gerekçe gösterilerek davalı lehine karşı vekalet ücretine hükmedilmez.

Kategori